Biden Döneminde Yemen’de Olası Senaryolar
11 Aralık 2020

ABD’nin seçilmiş başkanı Joe Biden’ın Orta Doğu gündemindeki konulardan biri şüphesiz  Yemen iç savaşı olacak. Biden ve seçim kampanyasının dış politika ekibi, Yemen ile ilgili çeşitli açıklamalarda bulundu. Bu bağlamdaki en çarpıcı açıklama, Biden’ın Yemen ihtilafında ABD’nin Suudi Arabistan’a verdiği desteği çekeceği olmuştu.[1] Öyle ki seçilmiş başkan aynı demeçte, ABD’nin Suudi Arabistan ile ilişkisini “yeniden değerlendirmesi” gerektiğinin altını çizmiş ve şüphesiz ki Riyad’da endişe yaratacak dış politika vizyonunu ortaya koymuştu. Nitekim Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Başkan Trump ve baş danışmanlarından Jared Kushner ile yakın bir ilişkiye sahipti. Bu yakın ilişkiler vesilesiyle Yemen’de Suudi Arabistan’a adeta açık çek veren mevcut Beyaz Saray yönetiminin tavrı, Biden döneminde değişecek gibi gözüküyor. Yeni durumdan dolayı Suudi Arabistan, bölgesel hesaplarını, yeni gerçeklikler çerçevesinde yapmak zorunda. Yakın zamanda Türkiye ve Suudi Arabistan arasında yaşanan yumuşama dahi Riyad’ın Biden döneminde olası yalnızlığını telafi etme girişimi olarak algılanmalı. ABD, Orta Doğu politikasına Biden imzasını atmaya hazırlanırken bölgenin aktörleri de yeni yönetim için hazırlanıyor.

 

ABD’deki Demokratlar zaten uzun süredir ülkelerinin Suudi Arabistan ile ilişkisini insan hakları ve özgürlükler düzleminde yeni bir çerçeveye oturtarak Riyad’ı tabiri caizse cezalandırmak istiyor. Biden’ın dış politika ve ulusal güvenlik ekibi şekillenirken Suudi Arabistan’a karşı daha sert bir tutum benimseyecek ve Yemen meselesi ile yakından ilgilenecek isimlerin de yer aldığı görülmektedir. Örneğin ulusal güvenlik danışmanı olarak seçilen Jake Sullivan, uzun süredir çeşitli platformlarda Yemen’deki Amerikan politikasının hatalı olduğu görüşünde.[2] Sullivan, Biden’ın seçim ekibine dahil olmadan önce de Yemen’deki insanı dramın faillerinin Suudi Arabistan ve ona destek çıkan mevcut ABD yönetimi olduğunu söylemişti.[3]

           

Bu düzlemde, Biden’ın Yemen’deki çatışmadan ABD’nin elini çekmek için bütün adımları hızlıca atacağı gözüküyor.  ABD’deki geleneksel dış politika çevreleri ve bilhassa Demokrat Parti üyeleri, ABD’nin Riyad’a hem retorik hem de taktiksel desteğinden rahatsız. Biden’ın bu rahatsızlığı gidermek için atacağı adımlar öncelikle Yemen nezdinde ABD’nin söylemini değiştirmek, sonrasında da alanda Suudilere verdiği desteği çekmek olabilir.

 

Biden’ın Adımları ne olacak?

 

Amerikan Kongresi geçtiğimiz sene hem Demokratların hem de Cumhuriyetçilerin desteği ile ABD’nin Suudi Arabistan önderliğindeki Yemen müdahalesine desteğin son bulmasını talep eden bir yasayı onaylamıştı. Yasa Başkan Trump tarafından veto edildi fakat  ABD, Riyad’a hem taktiksel hem de istihbarat desteğini kesmedi.[4] Yani Biden 20 Ocak’ta görevi devraldığında Yemen politikasını değiştirmek için gerekli yasal altyapı zaten elinde olacak. Bu anlamda hızlı bir politika değişikliğini beklememiz mümkün, zira Suudi Arabistan’ın Washington’daki etki alanı Biden’ı yavaşlatmaya yetmeyebilir. Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) de Suudi Arabistan ile Yemen politikasında artık ayrışma noktasına[5] geldiğini düşünürsek, Abu Dabi yönetiminin de Washington’daki lobi mekanizmasını Suudi Arabistan lehinde kullanması beklenilmemeli.

 

Biden’ın ilk adımı, Suudi Arabistan ile Yemen hakkında paylaşılan istihbaratı kesmek veya en asgariye indirmek olabilir. Biden’ın Suudi Arabistan ile ilişkileri “yeniden değerlendirmek”[6] yorumunu açacak olursak ABD’nin Suudi Arabistan ile artık sadece ortak bölgesel çıkarlar düzleminde iş birliğine dönmesi beklenebilir. Biden, selefi Trump gibi Riyad’ı tolere etmek yerine, aktif olarak Suudi etki alanını, ABD’nin bölgesel vizyonunu çerçevesinde sınırlamaya çalışabilir. Suudi Arabistan’a gelecekte yapılacak askeri teçhizat satışları da benzer bir akıl ile sınırlanabilir. Son adım olarak da Kongre’nin bazı üyeleri tarafından Suudi Arabistan ile ilgili Yemen’de işlenmiş savaş suçlarının[7] yasama gündemine taşınması ve bununla ilgili alınacak yaptırım kararlarının Başkan Biden tarafından uygulanması da ihtimaller dahilindedir.

 

Ancak Yemen’deki dengelerin Biden dönemindeki muhtemel değişimi değerlendirilirken çatışmanın bir tarafı olan İran’a da değinilmesi gerekmektedir. Biden her ne kadar İran ile olan Ortak Kapsamlı Eylem Planı’nı (JCPAO) yeniden canlandırarak Trump’ın İran üzerindeki “maksimum baskı” politikasını sonlandırmak istese de Tahran’ın bölgede kuvvetlenmesinin de önüne geçmeye devam etmek isteyecektir. Öyle ki Biden’ın seçmiş olduğu mevcut dış politika kurmayları İran’ın bölgede ve bilhassa Yemen’de bu denli etkin olmasını Orta Doğu’da Trump döneminde azalan Amerikan liderliğine bağlamakta. Biden yönetimi, bir yandan Suudi Arabistan’ın Yemen politikası ile arasına mesafe koyarken aynı zamanda İran’ın da bölgede güçlenmemesi için dengeli bir politika izleyecektir.

 

Suudi Arabistan Yemen politikasını değiştiriyor mu?

 

Suudi Arabistan’ın ABD ile ilişkileri ülkenin en temel dış politika unsurlarından birini oluşturmaktadır. Her ne kadar Suudi Arabistan (ve beraberinde diğer Körfez ülkeleri) son yıllarda Rusya ve Çin ile ticari ve siyasi işbirliğini geliştirmiş olsalar da, Riyad’ın daimi güvenli limanı ABD’dir. Bu bağlamda Biden döneminde, Suudiler ABD’yi “memnun etme” politikasını benimseyebilir. Beyaz Saray, Suudi yönetimini hem Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesi ve insan haklarına riayet gibi meselelerden hem de Yemen’den ötürü eleştirmeye başlarsa Riyad yönetimi baskı altında kalabilir. Bu nedenle Yemen’de askeri bir yumuşamaya doğru gitmek ve bu dahilde ABD merkezli eleştirileri bertaraf etmek Suudiler tarafından uygulanabilecek yöntemler arasında. Son haftalarda Yemen’de yaşanan gelişmeler de aslında buna işaret etmekte.

 

Geçtiğimiz ay Suudiler ve İran destekli Husiler arasında üst düzey görüşmelerin yapıldığı basına yansımıştı.[8] Suudi-Yemen sınır bölgesinde bir tampon bölge kurulması konusunda taraflar arasında ciddi yol kat edildiği anlaşılıyor. Suudi Arabistan her ne kadar Yemen’deki kazanımlarından feragat etmek istemese de beş yıldır aktif olarak müdahil olduğu bu çatışmadan da artık dikkatlice çekilebileceğini göstermiş oldu.  Suudilerin Husilerle tampon bölge teklifini müzakere ediyor olması bu geri çekilme iradesinin ilk adımı olarak görülebilir. İki tarafı da memnun edecek bir statükonun faaliyete geçmesiyle çatışmanın en azından bir süreliğine sona erebileceği iki taraf tarafından da kabul görebilecektir.

 

BAE’nin de desteğini Suudi koalisyonundan çekip Güney Geçiş Konseyi’ne vermesi[9] ile Riyad’ın Yemen’deki yalnızlığı artmış durumda. Beş yıl önce Suudilerin, Yemen’e müdahalesi başladığında Abu Dabi ve Riyad uyum içerisinde İran destekli güçlere karşı mücadele etmekteydi. Ancak BAE’nin Yemen’deki objektifleri artık Riyad’dan ayrışarak Güney’deki otonom siyasi yapıyı güçlendirmek ve bu yapı üzerinden nüfuzunu geliştirmeye dönüşmüş durumda.

 

ABD bölgeye dönüyor mu?

 

Biden’ın seçim kampanyası Trump dönemi dış politikanın Yemen’de felakete ve insani dramlara sebep olduğu görüşü üzerine kurulu. Buradan anlaşılacak olan ABD’nin Biden altında bölgedeki Yemen gibi ihtilaflı alanlarda daha girişimci bir rol üstelenmeye hazırlandığı. Fakat ABD’nin bunu başarıp başaramayacağı bir soru işareti. Obama dönemiyle başlayan ve Trump yönetimi altında tamamen hayata geçirilen Orta Doğu’dan çekilme politikası, bölgedeki Amerikan nüfuz alanını büyük ölçüde daralttı. Suudi Arabistan, İran, Türkiye ve Rusya gibi bölgesel güçlerin bu ortamda oluşan boşluğu doldurmaları da kaçınılmaz oldu.

 

Biden’ın olası Yemen adımlarının Suudi Arabistan’ın bölgedeki faaliyetlerini caydırmanın ötesine geçmesi şu etapta mümkün gözükmüyor. Biden’ın öncelikli hedefi, ABD’nin Suudi müdahalesiyle olan ilişiğini kesmek ve Riyad’ı yavaşlatmak olacaktır. İnsani argümanları çokça dillendiren Biden kurmaylarının bölgede daha aktif bir Amerikan rolü umudu için Washington’dan daha kararlı bir siyasi irade gerekmekte. Bu iradenin gelişimi de Biden yönetimi şekillendikçe daha açık olacaktır.

 

[1] https://www.aljazeera.com/news/2020/11/11/relationship-reassessed-joe-biden-and-saudi-arabia

[2] https://www.crisisgroup.org/our-trustees-crisis-group-ending-yemen-war

[3] https://www.newyorker.com/news/q-and-a/inventing-a-post-trump-foreign-policy-an-interview-with-the-former-obama-adviser-jake-sullivan

[4] https://www.nytimes.com/2019/04/16/us/politics/trump-veto-yemen.html

[5] https://www.aljazeera.com/news/2019/8/31/analysis-the-divergent-saudi-uae-strategies-in-yemen

[6] https://www.aljazeera.com/news/2020/11/11/relationship-reassessed-joe-biden-and-saudi-arabia

[7] https://www.hrw.org/news/2020/09/21/us-war-crimes-yemen-stop-looking-other-way

[8] https://www.middleeasteye.net/news/saudi-arabia-yemen-houthis-deal-buffer-zone

[9] https://www.aa.com.tr/en/middle-east/uae-backed-militias-block-cabinet-meet-in-socotra/2047176